|
I am going to mention the
Patagonia region of the map where Piri Reis used animal figures and gave
information about them. Besides animal figures, Piri Reis drew figures of
the people living in this region and the materials and clothes they used.
The information of how Piri Reis obtained these are below.
The only aim of ZHU DI, who declared himself the emperor and settled the
capital in Beijing in 1402, was to have the sovereignty of the world. To
achieve his goal, he strengthened his naval forces and until 1423 he set
up long reconnaissance voyages in which he collected precious data. But,
when ZHU DI died in 1424, his son ZHO GAOZHI ascended to the throne and
not only disbanded the Navy, also annihilated all the data and documents
obtained from these voyages. Fortunately, a navigation and hydrography
document named WU PEI CHI survived.
The information inherited from the Chinese was attained by the west from a
wandering merchant from Venice named NICOLO DA CONTI who joined the
Chinese Navy. This merchant after a voyage with the Chinese Navy, goes
back to Venice and tells about the information he got in the voyage to the
secretary of the Pope. The information written down by the Pope are
published in a book in 1434. The brother of King Henry buys a map drawn in
the light of this book and brings this map to Lisbon and keeps it in a
treasury strong room for years. However Christopher Columbus has a copy of
this map before he begins his exploration of America. Later on, a Spanish
sailor who was with Columbus on this voyage makes a copy of the map and
Piri Reis obtains this copy of the map dated 1428 when this sailor is
taken prisoner by the Ottoman Navy.
|
|
ETHONG
BAO VE ZHOU MANIN KEŞİF SEYAHATLERİ VE PİRİ REİSİN 1513 TARİHLİ DÜNYA
HARİTASI
Bu konuşmam, 2000 yılında 1421 adlı denizaltının komutanı olan İngiliz
Gavin Menziesin eserinden alıntı alınarak hazırlanmıştır. Keşif seyahatleri
ve özellikle Piri Reisin Dünya Haritası ile ilgilenen herkesin bu eseri
okumasını hararetle öneririm.
Bu haritanın yalnız PATAGONYA kısmına değineceğim ki bu bölgede Piri Reis,
dört hayvan ve sakallı bir erkek resimlemiştir. Bu hayvanlar o zamana kadar
eski dünyada bilinen hayvanlardan çok değişik, yöreye özgü hayvanlardır.
Birincisi, büyük boynuzları olan bir geyiktir. HUEMİL olarak adlandırılan bu
geyik, haritada halen PERITO MORENO adıyla bilinen milli park bölgesinde
görülmektedir. Günümüzde dahi AND dağlarına özgü olan bu HUEMİL geyik
sürülerine rastlanmaktadır. İkinci tür ise, deve türüne yakın GUANAKO
ismindeki hayvandır. Görüntülendiği yer BOSQUES PETRİFİCADOS Milli Parkıdır
ve hayvanlar bu bölgede koruma altına alınmıştır. Üçüncü tür bir dağ
aslanıdır. Yeri ise MONTE LEON diye adlandırılan milli parktır. Dördüncü
hayvanın nesli maalesef tükenmiştir. Piri Reis bu hayvanı tarif ederken şu
notu düşmüştür : Bu yabani hayvanın yedi karış boynu vardır, gözlerinin
arası bir karıştır, ama uysal ve zararsızdır. Yazar PUERTO NATALİSdeki
MUSEO DE SİTİOda bu hayvanın iskeleti ile karşılaşmıştır. Bölgede MYLODON
diye adlandırılan 200 kiloluk bu hayvanı Batı Dünyasına ilk olarak İngiliz
bilim adamı DARWIN, 1834 yılında tanıtmış ve Londradaki Doğa Tarihi
Müzesine komple bir iskelet bağışlamıştır. Son olarak, kafasının üstünde
ateş yanan ve gövdesini tamamen kaplayan ak sakalıyla, çömelmiş olarak
resmedilen erkek figürüne bir bakalım. Yazara göre, yöre halkı havanın soğuk
olmasına aldırmayarak, tamamen çıplak dolaşmakta ve soğuğa karşı her yerde,
hatta sandallarda bile mangal içinde ateş yakmaktaymış. Bu nedenle, kaşifler
bölgeyi TIERRA DEL FUEGO yani ATEŞ TOPRAKLI diye isimlendirmişler. Piri
Reis ise, İslam örf ve adetlerine uymayan çıplak bir erkek vücudu
resimlemektense, uzun bir sakalla figürün gövdesini kapatıp çömelmiş olarak
resmetmiş ve yerlilerin her yerde ısınmak için yaktıkları ateşi adamın
üstünde betimlemiştir.
Peki, Piri Reis yörenin ince detaylarına kadar varan bu bilgileri nereden
edinmiştir? İşte Gavin Menzies bu muammaya yeni bir varsayım getiriyor. Bir
an için Piri Reisi bir tarafa bırakalım ve Orta Çağ Çin tarihine bir göz
atalım. 1402 yılında ZHU DI, başkent NANJINGi basarak kendini imparator
ilan eder ve başkenti kendi memleketi ve güç merkezi olan BEIJINGe taşır.
İlk iş olarak eski sarayı yıkar ve günümüzde yasak kent olarak bilinen
saray kompleksini inşa etmeye başlar. Bu muazzam inşaat 19 yıl sürer ve
nihayet 2 Şubat 1421de biter.
Saray cephesini şimdilik burada noktalayalım ve imparatorluğun yürüttüğü dış
siyasete bir göz atalım. Çinlilerin ana hedefi dünya hakimiyetiydi.
Batılıların aksine, bu hakimiyeti askeri istilalarla değil, ticaret, rüşvet
ve nüfuzlarını kullanarak yapıyorlardı. Zhu Di en başta deniz kuvvetlerini
genişletti, tahta çıkmadan önce var olan donanmaya 1680 kadar yeni gemi
sipariş etti. Hazine ve kıymetli eşya taşımak üzere, 9 adet yelken direği
olan 250 adet muazzam yelkenlinin yanında, 3500 adet değişik evsafta gemi
inşa edildi. Bunların arasında 1350 devriye gemisi, bir de uzak adalar ve
savunma noktalarında üstlenmiş gemiler vardı. Savaş gemisi olarak 400 büyük
gemi, bir o kadar da erzak ve yük gemisi vardı. Savaş gemilerinin boyu 140,
genişliği 54 metre; ticari gemilerin uzunluğu 27, genişliği 9 metre idi. Bu
donanma sayesinde tüm dünyayı gezip, gördükleri yerlerin haritasını çizip,
ticaret yaparak dünyanın büyük bir bölümünü haraca bağladılar. Bu görkemli
donanma, 1423 yılına kadar altı filo olarak uzun keşif seyahatlerine çıktı.
Şimdi dönelim Beijingdeki görkemli saraya. 9 Mayıs 1421 günü başkentte
korkunç bir fırtına kopar. Gök gürültüsü, sağnak yağış ve yıldırımlar
sarayın üzerine düşünce birkaç yerde birden yangın başlar ve sarayın büyük
bölümü yanar. Yangın sırasında bir çok kişi ölür, bunların arasında Zhu
Dinin en gözde cariyesi de vardır. Bu büyük kayıp imparatoru çok etkiler ve
Tanrıların gazabına uğradığına inanır. Saray inşaatı ve dev donanma,
imparatorluğu mali ve iktisadi bakımdan çok zayıflatır ve neticede bazı
eyaletlerde ayaklanmalar çıkar. Yaşlanmış olan Zhu Di hastalanıp 1424te
ölünce tahta geçen oğlu ZHO GAOZHI ilk iş olarak tüm deniz aşarı seferleri
durdurup ülkeye dönmelerini emreder. Bununla kalmayıp bu seyahatler
konusundaki tüm belgeleri, haritaları v.s. biri hariç imha ettirir.
Tersaneler kapatılır, geri gelen gemiler parçalanır, denizciler köylerine
gönderilir ve Zhu Dinin dünyaya yayılma politikası yerine, aşırı derecede
içi dönük bir politika ve ecnebi düşmanlığı hortlar. Geride kalan tek yazılı
kayıt WU PEI CHI diye bilinen bir seyir ve hidrografi metnidir. Bu metin son
zamanlarda yeniden ortaya çıkmış ve üzerinde kapsamlı bir araştırma
yapılmıştır.
Çinlilerin toplamış oldukları bu bilgiler, Venedikli gezgin tüccar NICOLO DA
CONTI sayesinde Batıya ulaşmıştır. Renkli bir kişiliğe sahip bu tüccar,
1414te Mısıra gitmiş, Arapça öğrenmiş ve Mısırlı bir kızla evlenerek
Müslüman olmuştur. 1420 yılında Hindistanın CALCUTA Limanında Çin
Donanmasına rastladığında onlara katılır ve Afrikaya doğru yola çıkar.
Daha sonra Venedike döndüğünde Papanın sekreteri olan POGGIO
BRACCIOLINIye seyahatlerini ve maceralarını ayrıntılı olarak anlatır ve
anlattıkları 1434 yılında kitap halinde yayınlanır. 1428 yılında Portekizli
tarihçi ANTONIO GALVAOnun yazdığına göre, keşif seyahatlerinin önderi Kral
HENRYnin kardeşi, Da Continin anlattıklarına dayanarak çizilmiş bir dünya
haritasını Venedikten satın alıp Lizbona götürür. Galvaoya göre bu
haritada, doğuda Endonezya, batıda Güney Afrikadaki Ümit Burnu ve Güney
Amerikanın ucundaki Magellan Boğazı ve Terra Del Fuego Takım Adaları
resmedilmiştir. Gerek siyasi gerekse ticari bakımdan son derece değerli olan
bu dünya haritası Lizbondaki bir hazine dairesinde kilit altında muhafaza
edilmiştir. Buna rağmen haritadaki bilgiler değişik yollardan meraklıların
eline geçmiştir Şöyle ki KRISTOF KOLOMB 1492 yılındaki Amerika keşif
seyahatine çıkmadan önce, 1428 tarihli haritasının bir kopyasına sahiptir!
Ne yazık ki bu dünya haritası şimdi kayıptır, buna rağmen haritadaki bazı
bölümlerden edinilen bilgiler halen mevcuttur. Kristof Kolombla birlikte
Amerikaya seyahat etmiş olan bir İspanyol denizci bu kıtanın haritasını
kopya etmiş ve 1501 yılında Osmanlıların eline esir olarak düşünce, 1428
tarihli harita Piri Reise geçmiştir. Uzmanlara göre, Piri Reisin 1513
tarihli dünya haritasının en geçekçi bölümü Güney Amerikanın YATAGONYA
bölümüdür. Şunu da vurgulayalım Kristof Kolomb hiçbir seyahatinde
Ekvatordan aşağı inmemiştir. Dolayısı ile ne kendisi, ne de tayfalardan
birisi Patagonya haritasını çizememiştir.
Kısaca özetlemek gerekirse, Çinli amirallerden HONG BAO Ümit Burnundan
kuzeye doğru akıntı ve rüzgar sayesinde ilerliyor, Atlantik Okyanusunun
ortasındaki CAP VERDE adalarıını keşfediyor ve gemilerini akıntıya
kaptırarak Güney Amerika sahillerine varıyor. Çinlilerin bu keşif
seyahatleri konusunda bilgi, bir Venedikli tüccar tarafından Batıya
ulaşıyor. Romalı bir adam ve Portekizli tarihçi sayesinde bilgi yayılıyor,
en sonunda bir İspanyol denizci aracılığıyla Piri Reisin eline geçerek
günümüze ulaşıyor.
|